Beşiktaş yedi sene sonra yer
aldığı Şampiyonlar Ligi’nde Benfica karşısında yanlış tercihlerle doğru bir
puan almayı son dakika golüyle başardı. Önemli oyuncularından yoksun ve genç
bir Benfica karşısında Beşiktaş doğru oyun isteğiyle sahadaydı. Ancak doğru
oyun için Şenol Hoca’nın oyuncu tercihleri son derece yanlıştı. Beşiktaş topa
sahip olarak, oyunu kontrol altında tutarak grup aşamasında üst tur açısından
rakibi olarak değerlendirilebilecek Benfica karşısında deplasmanda bir puan
alarak avantajlı konuma gelmeyi başardı. Napoli’nin grup favorisi olarak
görüldüğü ortamda Beşiktaş devler arenasına güzel bir başlangıç yaptı.
Puan ve oyun olarak güzel
başlangıcın dışında Beşiktaş’ın gruptaki kalan beş maçında bugün sahada yapılan
hataların sayısını minimuma indirmesi gerekecektir. Bu hataların başında Şenol
Hoca’nın Tolga takıntısı geliyor kuşkusuz. Uzun toplardan ziyade defanstan kısa
paslarla topu üçüncü bölgeye taşımak için bir oyun sistemi kurmuştu Şenol Hoca.
Bu plan maçın sadece 20 dakikası uygulanmaya çalışıldı. Maçın ilerleyen
bölümlerinde bu taktikten hemen vazgeçildi. Bu durumun en büyük neden kaleci
Tolga’nın oyun kurma konusunda var olan beceriksizliğidir. Oyunun içinde
kaybolan ve top tutma konusunda yetersiz olan kaleci Tolga daha önceki Avrupa
maceralarının hüsranla sonuçlanmasında da başroldü. Tolga’nın önünde oynayan
dörtlüden sadece Beck sahada çok sırıttı. Şampiyonlar Ligi’nde defansı sağlam
tutma mecburiyeti sonucu sağ bekte Beck’e şans vermişti hoca. Yapılan planların
aksine Beck Beşiktaş hücumlarını sürekli yavaşlatıyor ve takımın ileri
gitmesini engelliyor. Defansta yaptığı katkı Gökhan Gönül’le eş değerken hücum
konusunda hiçbir artısı olmayan Beck en büyüklerin yer aldığı bu turnuvada
Beşiktaş’ı sadece geriye götürür.
Orta saha da pas aksiyonları ile
topa hakim olmayı başaran Beşiktaş’ta bugün kanat oyuncuları Beşiktaş’ın on
numarası ve forvetinin oyunun içine dahil olmalarını engellediler. Savunma boyutu
düşünülerek solda Adriano ve Caner ile başlanmıştı ancak ilk yarı da önde
oynayan Caner ve ikinci yarının bir kısmında yer alan Adriano takımın hücum
aksiyonlarında yer alamadılar. Kaldı ki sürekli koşan ve ileride sürekli
pozisyon bulmayı başarabilen Olcay varken solbekin sol açıkta oynatılmasının
hiçbir mantıklı izahı yoktur. Sağ açıkta yer alan Quaresma ise kesinlikle bu
takımdan uzaklaştırılmalı. Yaptığı birkaç şova yönelik hareket dışında Beşiktaş
takımına katkısı yok Quaresma’nın. Bunun dışında ise takımın hücum
aksiyonlarında sürekli top kullanma isteği ve takım oyunundan uzak görüntüsü
Oğuzhan’ın on numara da topla buluşmasını ve santrforun yaptığı koşuların sonuç
bulmasını engelliyor. Bu duruma ek olarak sağ açığın defansın en gerisinde top
kaptırmasının futbol anlamında bir açıklaması yoktur. Forvet konusunda ise 3
maçta 4 gol 1 asistle oynayan Cenk’i kenarda başlatarak Vincent’i oynatmanın
amacı nedir? Bir forvet ilk defa ilk on bir şansını Şampiyonlar Ligi’nde mi
bulur? Tüm bu sorulara doğru dürüst bir cevap bulamıyorken oynattığınız oyuncu
ise sürekli stoperler arasında kaybolarak bir pas istasyonu görevini
gerçekleştiremedi. Topla buluştuğu anların çoğunda ise ofsayt pozisyonunda
yakalandı. Yapılan bu yanlışlar sonucu kalemizde golü görmüşken Cenk, Talisca
ve Olcay değişiklikleri oyunu elimize almamızı sağladı. Beşiktaş ikinci yarıda
belki galibiyeti getirecek golleri de bulabilirdi. Haliyle bu durumu görünce
neden maça böyle başlanmadı ve neden sürekli şapkadan bir tavşan çıkarılmaya
çalışılıyor? soruları akla geliyor.
Şenol Hoca öncelikle Tolga
takıntısından vazgeçerek eldeki bu geniş kadrosunu doğru tercihler yaparak
kullanırsa Beşiktaş gruptan çıkmayı başarabilecektir. Bunun dışında Quresma’nın
bu takıma zarar vermesi engellenemezse ve sürekli Şenol Hoca oyunculardan
mevkisi dışında aksiyonlar beklerse Beşiktaş Avrupa Ligi’ne bile
kalamayacaktır. Maç yazısı sonunda Talisca’nın sürekli sonuca yönelik oyunu ile yeteneğini ve Tosiç’in defanstaki hatasız oyununu alkışlamak gerekir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder