Anadolu takımı futbol anlayışı
klişesine güncellemeler yükleyerek yeni bir oyun sistemi kuran ve bu oyun
sistemiyle sürdürülebilir başarılara aday Konyaspor’u yaratan Aykut Kocaman
Türkiye futbolunda en çok saygı duyulması gereken kişilerin başında geliyor. Kişisel olarak bu saygım oynattığı zevksiz
futbola değil yakaladığı başarılara ve bir Anadolu kulübünün söz sahibi
olmasında gösterdiği çabayadır.
Cuma akşamı da Aykut Kocaman yine
bilinen sistemiyle ve karşısında Beşiktaş olmasının getirisiyle sistemi daha da
katılaştırarak sahadaydı. Topu rakibe veren ve kendi yarı sahasının her alanını
kapatarak oyunu olabildiğine zevksiz hale getiren Konyaspor karşısında ise
Beşiktaş orta alanda kayboldu. Orta sahada yetenekleriyle adam eksiltebilen
Tolgay ve Oğuzhan bugün bu özelliklerini gösterebilecek alan dahi bulamadı
Konyaspor savunması karşısında. Bu duruma ek olarak Sosa’nın cezası Tolgay’a yüklenmişçesine
Şenol Hoca ilk maçta olduğu gibi bugün de Tolgay’ı 10 numara olarak sahaya
sürdü . Daha önce o bölgede oynamış Oğuzhan geçici bir süreliğine dahi olsa
Şenol Hoca tarafından Sosa’nın yerine çekilmedi. Hal böyle olunca Beşiktaş ne
Tolgay’dan ne Oğuzhan’dan verim alabildi Konya deplasmanında. Orta saha
üçlüsüyle geçen sezon şampiyonluğa ulaşan Beşiktaş; iki oyuncusundan tam verim
alamazken Atiba’da geçen seneki performansından çok uzak bir görüntü sergiledi.
Yine çok koşan mücadele eden bir Atiba
vardı sahada ancak profesyonelliğin tanımı kendisinden beklenmeyen hatalar
yaptı. İsabetli pas yüzdesi şampiyonluk
sezonundaki yüzdesine henüz yaklaşamadı.
Orta saha eleştirisinin ardından
Şenol Hoca’nın çaresiz kaldığı nokta değerlendirmeli ve bu takımın hala neden
bir stoperi yok Beşiktaş yönetimine sorulmalı. Şampiyonlar Ligi kurası
çekildiği andan itibaren medya da yer alan kolay grup masalları ve bunun
yanında hala stoperde Necip’in oynadığı gerçeği taraftarın yaşadığı çelişkiyi
göstermek için yeterli. Üst düzey takımlara karşı mücadele edeceğiniz bir
arenada Türkiye’de göstermiş olduğunuz defansif performansı tekrar ederseniz
masal olarak baktığınız gruptan kabuslar görerek liginize geri dönersiniz. Türk
futbolunun gelişmesini en çok beklediği isimlerden biri olan Necip Uysal artık
beklenen performansı göstermesi gereken yaşlarında sahaya her an kırmızı
görmeye müsait bir gladyatör edasıyla çıkıyor. Savaşçı orta sahanın mantığını
fiziksel müdahaleden öteye geçiremeyen bir futbolcuya büyük takım kadrosunda
neden yer verilir anlaşılmazken bir de o oyuncudan joker yaratmaya çabalamak
nedendir? Rhodolfo oynayabilecek durumdaysa, hazırlık mücadelelerinde şans
verildiyse bugün neden Necip yerine sahada yer almaz? Bugün Beşiktaş yediği iki
golü de defansta önce Tosic’in sonrasında Necip’in hatalarıyla kalesinde gördü.
Transfere az para harcamak, bunun için beklemek, adınıza capslarin yapılması
göz boyayıcı olabilir ancak geçen süre zarfında eksiklerinizden dolayı
kaybettiklerinizden de yöneticiler olarak sizler sorumlu olacaksınız. Beşiktaş’ın
geçen sezonun ikinci yarısından itibaren var olan stoper eksikliği hala daha
giderilemedi. Kaldı ki henüz gündemde net bir stoper ismi de yer almıyor. Bir diğer
soruda Şenol Hoca’ya sorulmalı kadroda düşünmediği Franco, Miloseviç ve Delgado
stoper pozisyonunda Necip’in dahi arkasında mı kalıyorlardı? Bu oyunculardan en
az biri elde tutularak bugün stoperde kadro derinliği yaratılamaz mıydı? Stoper
mevkii dışında Şenol Hoca’ya sorulması gereken diğer soru ise neden bu Tolga
ısrarı? Topu oyuna sokamayan, kaleyi bulan her şutta taraftarlara kalp krizleri
yaşatan, kaleci olduğu her maçta dosta korku düşmana güven salan Tolga Zengin
ısrarı neden?
Bugün sistem ezberi kuvvetli olan
Konyaspor karşısında puan kaybetmekten başka çıkar yolu olmayan Beşiktaş; lig başarısını devam ettirmek ve üzerine
Şampiyonlar Ligi başarısı eklemek istiyorsa, önce yöneticiler ve ardından Şenol Hoca
sorulara doğru cevaplar vermek ve bu cevapları takıma uygulamak zorundalar. Aksi
halde Beşiktaş sağlamış olduğu başarılı yapıya rağmen hiç hak etmediği
senaryoların başrolü olabilir.