26 Ekim 2015 Pazartesi

Muhteşem Galibiyet

Yine çok medyatik ancak futbol adına vasatı aşamayan bir derbinin galibi sonuç itibariyle Beşiktaş’tı. Maç eksiğine rağmen rakiplerinin önünde lider olan Beşiktaş ligde karşılaşmayı en çok isteyeceği rakiplerden biriyle karşılaştı. Antalyaspor diğer Anadolu kulüplerinin aksine kapanmadan, futbolu çirkinleştirmeden oynamaya çalışan bir ekip görüntüsü çiziyordu. Bu futbola bağlılıklarının yanında yeni bir stada kavuşmuşlardı. Ancak kalite farkı Beşiktaş’ın rahat ve görkemli bir galibiyet almasını sağladı.
Ligin sekizinci haftasında Rize ile oynayan Beşiktaş, o maçta pas akışlarını yüksek tutarak üst düzey bir bağlantı kurmuştu ancak eksik olan şuttu. Aradan geçen bir haftada Beşiktaş yine aynı pas kalitesine sahipti ve buna şutları da eklemişlerdi. Beşiktaş Biliç’ten kalma tek eksiğini de Şenol Güneş ile giderdi. Önde pres, top rakipteyken karşısında çoğalma ve hataya zorlama Beşiktaş’ı sınıf atlattı. Takım oyununu ön plana çıkararak ve buna bireysel performansları da ekleyerek Beşiktaş Spor Toto Süper Lig’in üzerine çıkarak bu ligde ki en güzel futbolu oynamaya başladı.
Bireysel performanslar bazında değerlendirildiğinde Beşiktaş’ta sürekli üzerine koyan gençlerin içinde beklenen patlamayı bugün Necip Uysal gerçekleştirdi. Daima geriye oynamaya yönelik düşünen Necip bugün daima hücumu düşündü ve araya attığı paslarla takımın hücum gücü bir ön libero ile nasıl artırılır gösterdi. Defansif müdahalelerde hatasız oynadı. Necip eğer yanında bu alanda profesyonelliğin sözlükte ki tanımı olan Atiba ile birleşirse çok iyi bir ikili oluşturur. Mario Gomez ise Türkiye’ye gelmiş en komple forvet olduğunu her maç gösteriyor. Takımı durduğu yerle yönlendiren daima oyunun içinde kalan üst düzey bir santrfor Gomez. Beşiktaş’ta vasatın altında kalan bir futbolcu yoktu sahada ve bu oyuncular rakip takım oyuncularının hiçbirinin vasatın üzerine çıkmasına imkân vermedi. Sahayı parselleme konusunda üst düzey bir performans sergiledi Beşiktaş. Yediği golden sonra bile futbolu hiç etkilenmedi Beşiktaş’ın.
Beşiktaş, Şenol Hoca ile eksiklerini kapatarak her geçen gün gelişme gösteriyor. Takım oyununda ki bu gelişme patlama beklenilen genç oyuncuları da her geçen gün Avrupa piyasasına çıkarmayı başarıyor. Beşiktaş bu şekilde ilerlemeye devam ederse rakipler Robben’i de getirse Beşiktaş’ın şampiyonluğuna engel olamayacaklardır.

18 Ekim 2015 Pazar

FUTBOLUN DOĞRULARI

Yazıma milli takımın 2016 Avrupa Şampiyonası’na direkt olarak katılmasını kutlayarak başlamak istiyorum. Fatih Terim’in elemelerin ilk yarısından sonra yaptığı gençleştirme hamlesi tuttu ve artık milli takımda gençlerin önü açıldı. Bu direkt katılımın Spor Toto Süper Lig’de futbolcuları etkileyeceğini düşünerek girmiştim bu haftaya. Milli takıma girmek isteyen Türk oyuncuların performanslarını arttırmasıyla kalitenin de artacağını düşünmüştüm.
                Bu beklentilerimle Beşiktaş maçını izledim. Maçın başlama düdüğünden itibaren topu ayağında tutan bir Beşiktaş takımı vardı. Pas kalitesi yüksek bir görüntü çizen Beşiktaş topu ceza sahası içerisine indirmekte büyük sıkıntılar yaşadı. Top ceza sahası içerisine girmediği sürece rakip takım o baskıyı hissetmiyor ve rahat bir oyun oynama şansına sahip oluyordu. Rizespor bütün Anadolu takımlarının ısrarla oynamaya çalıştığı, futbolu çirkinleştiren, savunma taktiğini belki de en iyi oynayabilecek takımdır. Kweuke gibi sağlam ve kendisine gelen tüm toplarda varlığını hissettirebilen bir santrforun yanına ligin en hızlı oyuncusu Ahmet İlhan ile Deniz’in konması takımın kontra atakta ki etkinliğini kat kat artırıyor. Bu etkili ataklardan Beşiktaş karşısında maçın başında iki tane sergileyebildi Çaykur Rizespor. Oyunun diğer bölümlerinde ise stoperlerin kendi arasında paslaşmasından başka bir etkinlik gösteremediler. Bunun sebeplerinden ilki Beşiktaş’ın artık topa hâkim bir futbol oynama arzusu. Stoperler gelişi güzel topa vurmuyor, kaleci Tolga beceremediği degajları yapmıyor ve daima pasa yönelik oyunlar oynuyor Beşiktaş. Ancak bu etkili pas oyununda unutulan çok önemli bir şey var o da şut.
                İkinci kırk beş dakikaya Quaresma değişikliği ile başlayan Şenol Hoca, pas oyununda gerekli olan uzaktan şutları da oyuna eklemiş oldu. Geldiği anda ki ciddiyetsizliğinin aksine bugün sahada ne yaptığını bilen ve kusursuza yakın bir futbol oynayan Quaresma vardı. Sahaya çıkışı ile birlikte Beşiktaş takımı şut çekmeye başladı ve golde bu şutlardan biriyle geldi. Golden sonra her şey Beşiktaş adına daha kolaylaştı, topu ayağında tutarak oyuna yön verdi Beşiktaş. Necip değişikliği ile de yorularak düşen orta sahanın hâkimiyetini geri aldı. Şenol Hoca takımın başına geçtiği günden bu yana sadece futbolun doğrularını yapıyor. Bu doğrular Beşiktaş’ın şu anda lider olmasının en önemli nedenleri.
                Bir paragraf Atiba’ya açılmalı. Bir takım Atiba gibi bir oyuncuya sahipse sahaya iki kişi fazla çıkıyor demektir. Futbolun doğrularını yapan, bu doğruları yaparken de sahadaki bütün arkadaşlarının eksikliklerini kapatan bir futbolcu. Türkiye’ye gelmiş en iyi Brezilyalı kim bilmem ama Türkiye’ye gelen en profesyonel insandır Atiba.

4 Ekim 2015 Pazar

Tribünler Güzeldi

Tribünler Güzeldi
Maçtan önce konuşulması gereken bir tribün güzelliği vardı Eskişehir’de. Güzel hava sayesinde Es-Es’in coşkulu taraftarları takımlarını olabildiğince desteklemeye çalıştı ancak bunun karşılığını istese de veremeyecek düzeyde düşük bir Eskişehir kadrosu var sahada. Gekas gibi bir forveti ellerinde bulunduran Eskişehirspor takımı bu oyuncunun etrafını PTT 1. Lig oyuncularıyla doldursa daha verimli bir kadro kurabilirdi. Tüm bunların üstüne elle tutulur hiçbir becerisi olmayan Skibbe gibi bir antrenörün takımın başına getirilmesi Eskişehirspor adına tam bir acemilik hatta furbol cahilliği olsa gerek.
Eskişehirspor takımının etkisiz oyunun karşısında oyunda doğru hamleleri yapan bir Beşiktaş vardı. Buna ek olarak Beşiktaş’ın orta saha üçlüsü Atiba-Sosa-Oğuzhan muhteşem bir oyun ortaya koydular. Defans anlamında on kaplan gücünde bir Atiba ve ona defansif anlamda müdehalelerin çoğunda başarılı ve pas kalitesi yüksek Oğuzhan-Sosa ikilisi rakibin oyunun içine dahil olmasına hiç izin vermediler. Yayıncı kuruluşun Beşiktaş’ta eksik arayan spikerinin aksine Sosa ikili mücadelelerde başarılı ve pas kalitesi çok yüksek bir oyun ortaya koydu. Orta sahanın  kontrolünü eline alan Beşiktaş kanatların hiçbir oyuncusu orijinal stoper olmayan Eskişehirspor savunmasına yaptığı baskılar sonucu oyunun her alanında üstünlüğü elinde tuttu ve usta bitirişlerle golleri buldu.
Beşiktaş’ın ele alınması gereken bir diğer ve önemli nokta ise defansta yaşanan zihinsel değişimdi. Rhodolfo’nun her topu ısrarla ayağa oynama anlayışı defanstaki tüm arkadaşlarına sirayet etmişti ve ne tür baskı olursa olsun savunma hiçbir topu gelişi güzel ileriye göndermedi. Her zaman boş adamı aradılar ve bu sayede sürekli kontrollü çıkan bir Beşiktaş izlettiler. Kalede Tolga’nın güven vermeye başlaması Beşiktaş ve taraftarları adına sezonun en güzel yeniliği olsa gerek.

Eskişehir’de güzel hava ve coşkulu tribünler önünde Beşiktaş maçın uzatma anları dışında hiçbir sıkıntı yaşamadan kazanmayı bildi. Beşiktaş milli takım arasına lider girerken Eskişehir yönetimininde düşünmesi için bir fırsat olacaktır. Bir futbol kenti olan Eskişehir’e bu vizyonsuzluk hiç ama hiç yakışmıyor.

1 Ekim 2015 Perşembe

Oyun Boyu

    Fenerbahçe maçının ardından oynanan futbolla Sporting Lizbon ile mücadele etmenin çok zor olacağını söylemiştim. Şenol Hoca bu maça da topun arkasında kalarak başladı ve yine ilk yarı Beşiktaş adına ıstırap gibiydi. Topun arkasına geçerek savunma yapmaya çalışan bir Beşiktaş vardı sahada ama ne iştir ki topun arkasına geçmesi hiçbir işe yaramadı aksine Lizbon’lu oyunlar istedikleri noktalara topu çok rahat gönderdiler. Beşiktaş ilk yarı kapandıkça Lizbon fırsatlar buldu ve sonucunda ceza sahasına yığılmış defans hattına karşı Beşiktaş’ın eski gözdesi Bryan Ruiz uzaktan bir şutla golü buldu. Beşiktaş oyun boyunu sene başından beri kısaltamıyor ve Şenol Güneş’te belki buna engel olmak adına takımı topun gerisine çekerek defans yapmayı deniyor. Ancak bu defans anlayışına presi ekleyemezse, kanat oyuncuları defans oyununa yardımcı olmazlarsa ve santrafor baskı yapmazsa defansın ortasında Ki Necip, Atiba ikilisi on kişilik oynamak zorunda kalacaktır. Bu defans anlayışı ile devam edildiği sürece savunmada kazanılan toplar uzun bir şekilde ileri gönderilecektir ve top yine rakipte kalacaktır. Beşiktaş savunma yapmayı bilmiyor çünkü savunmanın göbeğinde oynayan Ersan top rakipteyken veya Beşiktaş’tayken hiçbir etkinlikte bulunmuyor buna ek olarak kazanılan topları da oyuna sokamıyor.

    Şenol Hoca ikinci yarıda yaptığı Oğuzhan değişikliğiyle oyun olarak kısaltamadığı takım oyununda Oğuzhan ile bir köprü kurdu. Hücumdayken yaklaşmayan defanstan topu alan Oğuzhan topu ileriye ustaca taşımayı becerebiliyor. Oğuzhan’ın oynatılış tarzı göz önüne alındığında sanırım Şenol Hoca dört gözle Tolgay’ın iyileşmesini bekliyor. İkinci yarıda Oğuzhan'la kurulan köprü sonucu ilerde etkili olmaya başlayan Beşiktaş geldiği günden beri ilk kez etkili bir ileri çıkış gerçekleştiren Beck’in olgunlaştırdığı atakta golü buldu. Oyunun devamında yine ikiledi forveti Şenol hoca ve yine koptu Beşiktaş. Quaresma gibi bir oyuncunun varlığı sahada Beşiktaş’ı on kişi bırakıyor sanırım yine huzursuzluk çıkarmayı başaracak Quaresma çünkü Beşiktaş’ın yakaladığı kolej takımı havasında Quaresma biraz ergenlik dönemini atlamamış şov peşinde koşan liseli gibi.

    Son olarak yayın ihaleleri yapıldığında kriterler koyulsun ve böyle futboldan uzaktan yakından alakası olmayan spiker ve yorumculara maç anlatımı verilmesin.