20 Ağustos 2016 Cumartesi

Gollü Başlangıç

    Geçen sezonun şampiyon takımı Beşiktaş, hücum organizasyonlarının temel oyuncularından Sosa, Gomez ve Gökhan gibi üç önemli aktörünü kaybederek sezona başladı. Türk futbolunu Dünya futbolundan ayıran en önemli özelliklerinden bir tanesi kaybedilen oyunculara karşı alınan tutumdur. Dünya futbolunda ve özellikle futbol ekolü var olan ülkelerde takımlar, sistemler üzerinden şekil alırlar ve giden oyuncunun arkasından ağıtlar yakılmaz.  Şenol Hoca’nın verdiği Barcelona örneğinin aksine A. Madrid başarılı olduğu sezonlarda da oyuncu ihracatını en üst seviyelerde sürdürmeyi başarabilmiş ve bu duruma rağmen başarısını devamlı hale getirebilmiştir. Demem o ki oyuncular üzerinden gelen başarının yerine sistem başarısını koymayı hedefleyen Beşiktaş yönetimi istediği sonucu almaya her gün yaklaşmaktadır.
                Maça gelecek olursak Beşiktaş; Spor Toto Süper Lig’e yeni çıkan rakibi karşısında kendi seyircisi önünde maça hâkim olarak başladı ve oyunun üstünlüğünü ilk dakikalardan itibaren eline almayı başardı. Sezonun ilk maçı olması dolayısı ile henüz tam anlamıyla hazır olmayan Beşiktaş’ın maça bu şekilde başlaması önemliydi. Zira birinci ligden süper lige yükselen çoğu takımın düştüğü hatayı tekrarlayarak sayısız transfer yapan ve ahde vefa olsun diye yükselen hocayı değişmeyen Alanya’nın bu ligde tutunması oldukça zor. Beşiktaş yüzde yüz favorisi olarak çıktığı maçta sürpriz yaşamadı o kadar. Böyle bir karşılaşmanın ardından “Şampiyon Kaldığı Yerden” manşetleri demek olayı abartmaktan başka bir şey olmayacaktır.
                Beşiktaş, bir defa bile tehlikeli hücum girişiminde bulunmayan rakibi karşısında maçı kalesinde gol görerek tamamladı. Bu durum savunma hattının kırmızı alarm seviyesinde olduğunun göstergesidir. Necip’e yeteneğinden fazla görev vermek, ondan bir joker oyuncu yaratmaya çalışmak anlamsız bir çabadan öteye geçemez. Bu sebeple Beşiktaş’ın stoper bölgesine en az iki transfer yapması gerekmektedir.  Adriona’nun kariyeri ortadayken performansı hakkında eleştirel yorumlar yapmak pek mümkün gözükmese de form durumu henüz 90 dakika için yeterli değildi. Bu sebeple pozisyonda formunun üstündeki çabası sakatlanmasına sebep oldu. Ancak Beşiktaş geçen sezonlarda rakiplerinin çok gerisinde kaldığı savunma beklerinde bu sene farkı kapatacak transferler gerçekleştirdi. Orta saha üçlüsüne ise yeni katılan Tolgay, takımdan ayrılan Sosa’yı aratmayacak bir futbol sergiledi. Topu alınca yüzünü rakip yarı sahaya dönebilen ve dikine topla ve pasla kat edebilen Tolgay ilk haftadan takımın en etkili oyuncusuydu. Güçlenmiş fiziği ile Oğuzhan ise özellikle attığı golle Türkiye’de farklılık yaratacak seviyede bir futbolcu olduğunu yine göstermeyi başardı. Henüz kondisyon olarak hazır olmayan Beşiktaş maçın sonlarına doğru yorularak oyundan düşse de pas trafiği ile gol bulmayı başardı. Cenk Türkiye’nin en yetenekli oyuncularından biri ancak Cenk ve Tolgay’ın üzerinde kendilerini ispatlama kaygısı bir pranga gibi asılıyor. Hırsla sonuca yönelik oynama çabaları futbollarını olumsuz yönde etkilerken yaptıkları hatalar sonucunda moral olarak da çöküyorlar. Türk spor kamuoyunun baskıcı tutumunun Semih Şentürk’ü yedek golcü yapıp Guiza’nın bile arkasında beklettiği hatırlanırsa Beşiktaş yönetiminin yanlış hamleleri bu iki futbolcuyu kulübeye hapsedecektir. Biraz cesur olunarak spor medyasında ki futbol katillerinin düşüncelerinin aksine bu çocuklara şans verilmelidir. Beşiktaş’ın bu maçta ki asıl problemli mevkileri ise hücumun iki kanadıydı. Dünya futbolunda çalım atamayan, topla ilerleyemeyen, orta açamayan bir kanat oyuncusunun yeri yoktur. Olcay bu üç özellikten hiçbirine sahip değilken Kartal’ın kanadında kendisine nasıl yer buluyor çözemedim. Bir futbolcuya çok koşuyor diye bu kadar değer verilir mi? Bu kadar tahammül edilir mi? Eğer Anadolu kulübüysen ve hedefin ilk onsa sorunun cevabı evet olabilir ancak. Diğer kanada bakıldığında ise yukarıda sayılan üç özelliğin üçüne de sahip olan ancak bu yeteneklerini ne zaman kullanacağını bilmeyen, tribünlerden ismi haykırıldığında sahada uykuya dalan, sürekli olarak şova yönelik hareketler sergileyen ve her ikili mücadele de kendisini yerde gördüğümüz Quaresma boy gösteriyor. Bu iki oyuncu kanatlarda çok top kaybı yaparak Beşiktaş’ın atak akışını ve hücum sürekliliğini baltalıyorlar. Kartal’ın uçması gereken kanatları transferle tedavi edilerek Şampiyonlar Ligi seviyesine çıkarılmalı.
                Beşiktaş ligin ilk haftasında ligden düşmeye aday Alanyaspor karşısında bol gollü bir galibiyet elde etti ancak bu gollü galibiyet bile Beşiktaş’ın stoper ve kanat mevkilerinde ki eksikliklerini örtmeye yetmedi. Beşiktaş yönetiminin transferin ekonomik yönündeki çabaları Türk futbolu açısından takdir edilesidir ancak bu dakikadan sonra yaşanan gecikmeler Beşiktaş’ a zarar vermeye başlayacaktır ve oluşan zarar transferden elde edilen karla karşılanamayacak derecede büyük olacaktır.

                

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder