Yazıma milli takımın 2016 Avrupa Şampiyonası’na direkt olarak katılmasını kutlayarak başlamak istiyorum. Fatih Terim’in elemelerin ilk yarısından sonra yaptığı gençleştirme hamlesi tuttu ve artık milli takımda gençlerin önü açıldı. Bu direkt katılımın Spor Toto Süper Lig’de futbolcuları etkileyeceğini düşünerek girmiştim bu haftaya. Milli takıma girmek isteyen Türk oyuncuların performanslarını arttırmasıyla kalitenin de artacağını düşünmüştüm.
Bu beklentilerimle Beşiktaş maçını izledim. Maçın başlama düdüğünden itibaren topu ayağında tutan bir Beşiktaş takımı vardı. Pas kalitesi yüksek bir görüntü çizen Beşiktaş topu ceza sahası içerisine indirmekte büyük sıkıntılar yaşadı. Top ceza sahası içerisine girmediği sürece rakip takım o baskıyı hissetmiyor ve rahat bir oyun oynama şansına sahip oluyordu. Rizespor bütün Anadolu takımlarının ısrarla oynamaya çalıştığı, futbolu çirkinleştiren, savunma taktiğini belki de en iyi oynayabilecek takımdır. Kweuke gibi sağlam ve kendisine gelen tüm toplarda varlığını hissettirebilen bir santrforun yanına ligin en hızlı oyuncusu Ahmet İlhan ile Deniz’in konması takımın kontra atakta ki etkinliğini kat kat artırıyor. Bu etkili ataklardan Beşiktaş karşısında maçın başında iki tane sergileyebildi Çaykur Rizespor. Oyunun diğer bölümlerinde ise stoperlerin kendi arasında paslaşmasından başka bir etkinlik gösteremediler. Bunun sebeplerinden ilki Beşiktaş’ın artık topa hâkim bir futbol oynama arzusu. Stoperler gelişi güzel topa vurmuyor, kaleci Tolga beceremediği degajları yapmıyor ve daima pasa yönelik oyunlar oynuyor Beşiktaş. Ancak bu etkili pas oyununda unutulan çok önemli bir şey var o da şut.
İkinci kırk beş dakikaya Quaresma değişikliği ile başlayan Şenol Hoca, pas oyununda gerekli olan uzaktan şutları da oyuna eklemiş oldu. Geldiği anda ki ciddiyetsizliğinin aksine bugün sahada ne yaptığını bilen ve kusursuza yakın bir futbol oynayan Quaresma vardı. Sahaya çıkışı ile birlikte Beşiktaş takımı şut çekmeye başladı ve golde bu şutlardan biriyle geldi. Golden sonra her şey Beşiktaş adına daha kolaylaştı, topu ayağında tutarak oyuna yön verdi Beşiktaş. Necip değişikliği ile de yorularak düşen orta sahanın hâkimiyetini geri aldı. Şenol Hoca takımın başına geçtiği günden bu yana sadece futbolun doğrularını yapıyor. Bu doğrular Beşiktaş’ın şu anda lider olmasının en önemli nedenleri.
Bir paragraf Atiba’ya açılmalı. Bir takım Atiba gibi bir oyuncuya sahipse sahaya iki kişi fazla çıkıyor demektir. Futbolun doğrularını yapan, bu doğruları yaparken de sahadaki bütün arkadaşlarının eksikliklerini kapatan bir futbolcu. Türkiye’ye gelmiş en iyi Brezilyalı kim bilmem ama Türkiye’ye gelen en profesyonel insandır Atiba.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder